ORTAK AÇIKLAMA: Hapishanelerdeki Çocukların Yaşam Hakkından Endişe Duyuyoruz!

ORTAK AÇIKLAMA: HAPİSHANELERDEKİ ÇOCUKLARIN YAŞAM HAKKINDAN ENDİŞE DUYUYORUZ

hapishane

Yetişkin mahpusların tutulduğu Adana (Kürkçüler) E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 18.01.2017 tarihinde çocuk koğuşu olarak adlandırılan koğuşta çıkan yangın nedeniyle Muhammet Erdoğan (17), Ferhat Kaya (17) ve Mehmet Altunhan isimli mahpuslar yaşamını yitirirken Adana Valisi Mahmut Demirtaş’ın açıklamasına göre 5 infaz koruma memuru ve 3 çocuk da yaralanmıştır. Çocukların yaşamlarını yitirmesinin ardından yangına ilişkin açılan soruşturmada gizlilik kararı verilmiş, süreçle ilgili yeterli bilgiye ulaşılamamıştır.[1]

Yangının ardından sağlıklı bilgilere erişebilmenin yolları aranmıştır;

  • CİSST, çocukların kasıtlı olarak neden yangın çıkarttığının afet ya da yangın söz konusu olduğunda acil bir tahliye planının olup olmadığının anlaşılması için kamera kayıtlarının izlenerek ve çocuklarla görüşme yapılarak bir inceleme yapılması talebiyle Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Adana İl İnsan Hakları Kurulu, Adana İl Cezaevi İzleme Kurulu ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na 19 Ocak 2017 tarihinde başvurularda bulunmuştur. Ancak bu başvuruların sonucunda bilgilendirici nitelikte cevaplar verilmemiştir.
  • Adana Barosu’na kayıtlı, Adana Barosu Cezaevi Komisyonu üyesi Avukat Tugay Bek ve İstanbul Barosu avukatlarından ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği çalışanı Ezgi Duman yaşananların anlaşılabilmesi için yangın çıkan koğuşta bulunan R.K. isimli çocuk mahpus ile görüşme yapmıştır. (Bu görüşme, herhangi bir savcılık kararı ve yasal dayanağı olmaksızın usulsüz bir şekilde dinlenmiştir. Avukatların, görüşme yaptıkları R.K. isimli çocuğa baskı yaparak yönlendirmeye çalıştıkları iddiasıyla kurum idaresi tarafından tutanak tutularak bağlı bulundukları barolara haklarında soruşturma başlatılması için başvuruda bulunulmuştur.)
  • CİSST, İnsan Hakları Derneği, Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’ndan oluşan heyet, yangının neden çıktına ilişkin doğru bilgilere erişebilmek ve üretilebilecek çözümlere dahil olmak amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne görüşme talebinde bulunmuştur. Ancak bu talep[2] reddedilmiştir.
  • CİSST tarafından, ulusal önleme mekanizması olarak tanımlanan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çıkan yangınlara ilişkin ortak ziyaret talebinde bulunulmuştur (Bu talep kabul görmüş ancak kuruma yeni atanan üyelerin henüz göreve başlamaması gerekçe gösterilerek ile bu talep belirsiz bir tarihe ertelenmiştir.)

Okumaya devam et “ORTAK AÇIKLAMA: Hapishanelerdeki Çocukların Yaşam Hakkından Endişe Duyuyoruz!”

Öne Çıkarılmış Yazı

Ortak Açıklama: Hapishanelerde Anneleriyle Beraber Tutulan 0-6 Yaş Çocuklar ve Anneleri İçin Özgürlük Talep Ediyoruz

Poyraz Ali Şahsında,

Hapishanelerde Anneleriyle Beraber Tutulan 0-6 Yaş Çocuklar ve Anneleri İçin Özgürlük Talep Ediyoruz.

safe_image

Türkiye’de, annesi hakkında hapis hükmü verilen 0-6 yaş çocuklar için 3 gelecek söz konusudur. Dışarıda kendisine bakacak yakınları varsa onların yanında kalabilir, kendilerine bakacak kimse yoksa hapishanede anneleriyle tutulabilir veya “devlet korumasında” olan çocuk yuvasına yerleştirilebilirler. Anneler,  dışarıda bakacak kimselerinin olması halinde dahi emzirmek ve güvenlik gibi nedenlerle çocuklarının yanlarında kalmasını isteyebilmektedir. Türkiye’de annesiyle beraber hapiste tutulan 0-6 yaş arası 500’den fazla çocuk var.

Poyraz Ali, annesiyle birlikte hapishanede tutulan çocuklardan biri. Hükümlü ya da tutuklu olmasa da 2 yıldır o da annesi gibi mahpus, çünkü 4 yaşında ve atipik otizmli olmasına karşın hapishane koşulları Poyraz Ali için de geçerli.

Poyraz Ali %40 Engelli Raporu Olan Bir Çocuk

Uzun soluklu ve geniş kapsamlı epidemiyolojik izleme çalışmaları, erken çocukluk döneminin yaşam üzerindeki etkisinin sanılandan daha belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle çocukların gelişim basamaklarındaki kritik ve duyarlı dönemler olan doğum öncesi, doğum sırası, doğum sonrası dönemde anne-babaya ve bebeğe verilecek destek hayati önem taşımaktadır. 0-2 yaş ve 3-6 yaş kritik dönemlerdir. Bu dönemlerde çocuklar yeterli uyaran alamadıklarında beynin kalıcı olarak köreleceği, en üst potansiyeline ulaşamayacağı araştırmalarla ortaya konmuştur. Yine araştırmalar, çocukların bulunduğu ortamın onların beyin yapılarını, bilişsel, sosyal, duygusal ve davranışsal gelişimlerini etkilediğini ortaya koymuştur. 21. yüzyılda olmamıza rağmen halen bebek ve küçük çocuklar risk altındadır.

Okumaya devam et “Ortak Açıklama: Hapishanelerde Anneleriyle Beraber Tutulan 0-6 Yaş Çocuklar ve Anneleri İçin Özgürlük Talep Ediyoruz”

Öne Çıkarılmış Yazı

Ortak Açıklama: Çocukları Hapsetmemek Mümkün

ÇOCUKLARI HAPSETMEMEK MÜMKÜN!

çocuk..

Adalet Bakanlığı’nın Eylül 2015 tarihli verilerine göre 2016 yılı içerisinde Diyarbakır, Hatay ve Tarsus olmak üzere 3, 2017 ve 2018 yılları içerisinde ise Kayseri ve Tekirdağ ili Çorlu ilçesinde birer yeni Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu açılacaktır. Bu yeni hapishanelerin her birinin kapasitesi 288’dir ve Adalet Bakanlığı önümüzdeki 3 yıl içerisinde çocuklar için 1440 ek kapasite yaratmayı amaçlamaktadır.[1]

Türkiye’de çocuklar hapishanelerde;

-Çıplak aramalara maruz kalmakta,

-Kapalı görüş uygulamasında var olan camdan ötürü ailelerine sarılamamakta, hatta dokunamamakta,

-Hapishane yönetimi tarafından verilen 3 öğün yemek dışında, içecekleri su dahil olmak üzere tüm temel ihtiyaçlarını kantinden satın alarak karşılamak zorunda kalmakta,

-Hapishane kurallarına uymadıkları gerekçesiyle 1 ay etkinliklerden men edilme, günde 21 saat olmak üzere 5 gün boyunca odaya kapatma gibi disiplin cezaları alabilmektedir.

Ayrıca;

-2009 yılından 29 Haziran 2015 tarihine kadar geçen 6 yıl içinde hapishanelerde 9 çocuk hayatını kaybetmiştir.[2] 13 Kasım 2015 tarihinde kamuoyunda paylaşılan bir habere göre hapishanelerde hayatını kaybeden çocukların sayısı 10’a yükselmiştir.[3]

-2011 yılı verilerine göre 18 yaş altı çocukların %68,6’sı hapishaneden tahliye olduktan bir yıl sonra adalet sistemine yeniden dahil olmakta ve ceza almaktadır.[4]

Okumaya devam et “Ortak Açıklama: Çocukları Hapsetmemek Mümkün”

Öne Çıkarılmış Yazı

Hapishanelerde salgın önlemleriyle arttırılan izleme engelleri, hak ihlallerine neden olabilir.

CİSST Hapiste Çocuk tematik alan temsilcisi Cansu Şekerci, salgın döneminde çocuk mahpusların durumunu Mezopotamya Ajansı’na aktardı.

Mezopotamya Ajansı’nın 12 Mayıs 2020 tarihli haberi

Cezaevindeki çocuklar için ‘denetim’ talebi

İSTANBUL – Salgın riski altındaki çocuk tutuklular ve anneleriyle cezaevlerinde kalan çocuklar için endişeli olduklarını dile getiren CİSST Hapiste Çocuk Ağı Temsilcisi Cansu Şekerci, bağımsız kurumlarca denetim yapılması gerektiğini söyledi.

Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri kapsamında Adalet Bakanlığı tarafından cezaevlerindeki tüm görüşler, cezaevleri arası nakiller, aile görüşme odalarının kullanıma dair uzatılan yasak kararları 15 Mayıs’a kadar sürecek. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün 4 ayrı cezaevinde 120 tutuklunun Kovid-19 tanısı konulduğu açıklanmasının akabinde 8 Mayıs’ta Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 44 tutuklu ve hükümlüde koronavirüs vakasının tespit edildiğini duyurdu. Bu rakamlarla birlikte cezaevlerinde salgına karşı yeterli önlemlerin alınmadığı yönünde yansıyan şikayetler tutuklu ve hükümlülere yönelik endişeleri büyütürken, bunların başında özellikle hasta tutuklular ile birlikte çocuk tutuklular ve anneleri ile cezaevinde kalan çocuklar geliyor.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Yılmaz Çiftçi’nin Kasım 2019’da paylaştığı verilere göre, cezaevlerinde 2 bin 500 çocuk mahkum var. Bunların yansı sıra 780 çocuk da cezaevinde annesinin yanında kalıyordu. Bunlardan kaçının yapılan son infaz düzenlemesiyle cezaevinden çıktığı bilinmese de cezaevlerinde halen çok sayıda çocuk olduğu tahmin ediliyor.
Yasayla beraber ne kadar çocuk tutuklunun olduğu hakkında bilgileri olmadığını dile getiren Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Hapiste Çocuk Ağı Temsilcisi Cansu Şekerci, fakat mektuplaşma faaliyetleriyle tanıştıkları bazı çocukların tahliye olduklarını, bazılarının da tahliye olmayı beklediklerinin bilgisini aldıklarını paylaştı.
YENİ DİSİPLİN SUÇLARI GETİRİLDİ
Şekerci, yeni düzenlemenin sadece salgına karşı alınan önlemleri içermediğini de kaydetti. Düzenlemeyle beraber yeni disiplin suçları ve cezalarıyla karşılaştıklarını ifade eden Şekerci, yeni düzenlemeye göre çocuk tutukluların kendi yaşam alanlarının temizliğini yapmadığında ve bu tutumlarında ısrar ettiklerinde “onarma, tazmin etme ve eski hale getirme” gibi disiplin cezasıyla karşılaşacakları ifade etti.
Bu nedenle “kendi yaşam alanının hijyenine dikkat etmemek disiplini nasıl bozar?” diye soran Şekerci, şunları belirtti: “Burada önemli olan disiplinin sağlanması mıdır yoksa çocuğun hijyen alışkanlığını edinmesi midir? Hapsetmek başlı başına bir cezadır. Bu durumunun kişi üzerindeki etkilerini bir kenara bırakırsak bile çocuk mahpuslar disiplin adı altında tali cezalarla karşılaşmaktadır.”
‘ENDİŞELİYİZ’
Avukat ve görüşçü ziyaretlerinin sınırlandırılması, yine izleme kurullarının yerinde yaptıkları denetimlerin bu süreçte duraksamasından ötürü çocuk tutukluların özelinde alınan önlemlerin yeterli olup olmadığına dair somut örnekler gösteremediklerini söyleyen Şekerci, salgın sürecinin uzamasının yeni sorunları ortaya çıkaracağını vurguladı. Şekerci, “Tecrit başlı başına bir problemken bu sürenin uzaması, denetimlerin yapılmaması, şiddet riskinin ve insan hakları ihlallerinin artmasına yönelik ciddi endişeler doğuruyor” dedi.
KURS VERME HEDEFİ
Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı 2020 yılı performans programına dikkat çeken Şekerci, Bakanlığın yıl içinde 8 bin 500 çocuk tutukluya meslek edinme kursu verme hedefi koyduğunu belirtti. “Adalet Bakanlığı cezaevine giren tüm çocuklara kurs vermeyi planlayarak hareket ediyorsa 2020 yılında en azından 8 bin 500 çocuğun yolunun hapishaneden geçeceğini anlıyoruz” diyen Şekerci, bunun da en az rakam olacağını, çünkü bu kurslardan faydalanamayacak çocukların da olacağını ekledi.
BAĞIMSIZ İZLEME TALEBİ 
Şekerci, hapishanelerden kendilerine gönderilen mektupların okuma komisyonundan geçmesi, telefon aramalarının ise dinlenmesi nedeniyle şikayetlerin tüm boyutlarını bilmek için bağımsız heyetlerin izleme ve inceleme yapmasına ihtiyaç olduğunu da vurguladı. Şekerci, “Bağımsız kurumlar olarak çocukları hapishanelerde ziyaret etmemiz ve idarenin gözetimi olmaksızın şikayetlerini ve kendi durumlarını nasıl tanımladıklarını dinlememiz gerekiyor” diye konuştu.

Koronavirüs etkisi altındaki çocuk hapishanelerinin durumunu alandaki çalışmacılar aktardı.

Milletvekilleri Gamze Akkuş İlgezdi, Ömer Faruk Gergerlioğlu, sosyal hizmet uzmanu Nihat Tarımeri, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu’ndan Doğan Polat haberde Koronavirüs etkisi altındaki çocuk hapishaneleri için önemli öneriler getirdi.

Hapiste Çocuk

Duvar’dan Hacı Bişkin’in 5 Mayıs 2020 tarihli haberi

‘Korona salgını varken çocuklar cezaevinde tutulmamalı’

Çocuk hapishanelerinde tutulan mahpuslar için korona salgını sürecinde ne yapılmalı? CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi bu süreçte acilen psikolog, sosyolog, çocuk doktoru, sosyal hizmet uzmanı gibi personel eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini söylüyor. Sosyal Hizmet Uzmanı Nihat Tarımeri, “Çocuklar daha güvenli bir yere götürülmeli” derken HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu çocukların bırakılması gerektiğini belirtiyor. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu’ndan Doğan Polat da kamuoyunun çocukların durumu hakkında bilgilendirilmesini istiyor.

DUVAR – Korona virüsünün en çok tehdit ettiği yerlerden biri de cezaevleri. Cezaevindeki çocuklar da bu durumdan en çok etkilenen kesim. Onlar dışarda ne olup bittiğini tam olarak bilmiyor. Uzmanlar, heyetler oluşturularak çocuk cezaevlerindekilere travmayı anlatmanın elzem olduğunu söylüyor.

‘ÇOCUKLAR DAHA GÜVENLİ BİR YERE GÖTÜRÜLMELİ’

Sosyal Hizmetler Uzmanı Nihat Tarımeri, Adalet Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, barolar ve insan haklarıyla ilgilenen derneklerin bu konuda ortak hareket etmesi gerektiğini belirtiyor. Tarımeri şunları söylüyor: “Cezaevleri şu an pandemi kapsamında. Çocukların riskli alandan korunması için acil bir şekilde başvurular yapılmalı. Böyle bir dönemde çocukları korumalı bir alanda tutmak gerekiyor. 14 günlük karantina sürecinden sonra güvenli bir şekilde cezaevinden alınıp Çocuk Koruma Kanunu kapsamında daha güvenli bir yere götürülmeliler. Bunun talep edilmesi lazım.”

Adalet Bakanlığı en son 2017 yılında 12-17 yaş arası toplam 2 bin 800 çocuğun çocuk hapishanelerinde tutulduğunu açıkladı. Ancak aradan geçen 3 yılda bu sayının ne olduğuyla ilgili güncel rakam açıklanmış değil. Öte yandan anneleriyle birlikte cezaevlerinde tutulan 780 çocuk daha var.

Tarımeri, cezaevlerinde psikososyal bir birimin bulunduğunu ancak şu an işlevsiz olduğunu söylüyor: “Yetkili bakanlıklar bu durumun muhatabı konumunda. Aynı zamanda barolar da bu durumun muhatabı. Cezaevlerindeki çocukların durumuyla ilgili, travma etkisi, dışarda ne olup bittiği konusunda onlara bilgi vermek, yardım etmek bunların görevi dahilinde. Olabilecek her olumsuz durumda bu kurumlar sorumlu olacak. Öncelikli olarak Adalet Bakanlığı’nın Çocuk Koruma Kanunu’ndaki maddelerle birlikte ayrı bir değerlendirmeyi ele alması lazım.”

‘ÇOCUKLARI ORADA TUTMAMALIYIZ’

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu salgından önce Diyarbakır gibi çocuk cezaevlerinin durumunun zaten kötü olduğunu belirtti. Çoğu çocuk cezaevinin yetişkin mahpusların kaldığı cezaevlerinden kötü olduğunu söyleyen Gergerlioğlu şunları ifade etti: “Diyarbakır’daki çocuk cezaevinin havalandırması yoktu. Ayrıca eğitim anlamında ciddi bir çalışma olmadığını gördüm. Onları orada ıslah edecek bir çalışma yoktu. Çocuklar bir şekilde ceza çekiyorlardı. Belli ki dışarda yine aynen devam edecekler. Onlarla konuştuğumuzda korkuyorlardı, sindirilmiş durumdalardı. Anne baba şefkati, devlet şefkati mekanizmasını görmedim. Uzmanlar cezaevinde var ama sadece iş olsun diye… ‘Dışarda bize iş imkanı verilmezse ne yapacağız, hırsızlık yapacağız’ diyen mahkumlar vardı. Uyuşturucu mağdurları da ‘dışarda yine uyuşturucuya başlayacağız’ diyorlardı. Burada büyük sorun var. Cezaevi yapıp çocukları içine doldurmak çözüm değil. Bire bir takip önemli. Çocuklara psikolog, sosyal danışman bulundurulmalı. Bununla uğraşılması gerekiyor.”

‘BAKANLIK ÇOK RAHAT DAVRANIYOR’

Korona virüsü dolayısıyla bu süreçte cezaevlerine gidemediklerini söyleyen Gergerlioğlu, çocuk mahpusların durumunun nasıl olduğunu bilmediklerini belirterek şöyle devam eti: “Birçok cezaevinden başvuru alıyorum. Ancak çocuk mahpuslardan bu süreçte hiçbir başvuru almadım. Ne durumdalar bilmiyoruz. Önceki durumlardan daha kötü olduklarından hiç şüphem yok. Temizlik, bakım, moral… Bunlar çocuklar için çok önemli. Bu hastalık durumunda çocukların durumu çok daha kötüdür. Çocuk cezaevleri olmamalı. Bu ana kadar çocukların buralarda iyileştiğini gören yok. Salgında o çocukları orada tutmak daha sıkıntılı. Bakanlık çok rahat davranıyor. Cezaevleriyle ilgili bir şeyi gündeme getirdiğimde hakkımda soruşturma açmayı tercih ediyorlar. Ama o söylediklerim, gündeme getirdiklerim doğru çıktı. Buna açıklama yapmak yerine soruşturma açmayı tercih ettiler. Bu nedenle çocuk cezaevleri acilen boşaltılmalı. Onları orada gördüğümde içim sızladı. Onlar gariban, mazlum çocuklar. Uygun bir çözüm bulunmalı ve o çocukları orada tutmamalıyız.”

‘DURUMLARI GÖZARDI EDİLMEDEN TARAMA YAPILMALI’

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu’ndan Doğan Polat ise, Türkiye’de bulunan 7 çocuk hapishanesinde tutulan çocuklarla ilgili yetkililerin kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini söylüyor: “Gerekli tedbirler alınarak çocuklar bir an önce tahliye edilmeli. Çocuk Koruma Kanunu’nda çocukların özgürlüğünden mahrum bırakılması en son düşünülecek şey. Eğer tahliye olmuyorsa psikolog ve sosyal hizmetler uzmanları eşliğinde bu cezaevlerinde incelemelerde bulunmak gerekiyor. Çocukların durumunu göz ardı etmeden acil olarak sağlık denetiminin yapılması lazım. 7 çocuk hapishanesinde profesyonel bir şekilde travmayı en aza indirgeyecek şeyler anlatılmalı. Sonrasında bu ekipler tarafından bir rapor oluşturulmalı. Çocuklara maske veriliyor mu, sosyal mesafe sağlanıyor mu, dışardaki akrabalarına bilgi veriliyor mu? Bunları bilmiyoruz. Bu sorulara da yanıt arıyoruz. Kamuoyuna bu konuda bir açıklama yapılmalı.”

bir-yilda-120-bin-cocuk-karakolla-tanisti

‘ÇOCUKLAR HER HAFTA SAĞLIK TARAMASINDAN GEÇİRİLMELİ’

Cezaevleriyle ilgili konuları sık sık Meclis gündemine getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi ise çocukların cezaevlerinde rehabilite edilmediği görüşünde. İlgezdi şöyle diyor: “Görüyoruz ki, Türkiye’deki ceza infaz sistemi ne yazık ki çocukları suçtan uzak tutmak yerine suçun hem mağduru hem de faili haline getiriyor. Çocukları ceza ile ‘terbiye etmek’ değil onları suça iten nedenlerden uzak tutmak, korumak esas olmalıyken, bu yapılmıyor. Çocuklar ‘rehabilite’ edilmediği gibi kendilerini suça iten koşulların daha ağırlarıyla ‘cezaevinde yaşamayı’ öğreniyorlar. Zira sistem suç işlemiş, pişman olmuş, hata yaptığını düşünen ya da yaptığının farkında olmayan çocukları toplumdan dışlamak üzerine kurulmuş. Cezaevlerini büyüterek, kapasitesini artırarak, her ile alfabenin her harfinden birer tip yeni cezaevi açarak suçu önlemenin imkanı yok.”

Peki ne yapılmalı? İlgezdi bu soruya ise şöyle yanıt veriyor: “Öncelikle çocukları suça iten sosyal ve ekonomik nedenleri ortadan kaldırmaya yönelik politikalar hayata geçirilmeli. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde daimi bir Çocuk Hakları Komisyonu acilen kurulmalı. Bu, işin siyasi tarafı. Temel hak ve özgürlükleri ilgilendiren anayasal tarafı ise şu: Yeni cezaevleri yapmak bir çözüm değil. Çocuk cezaevleri süratle ergenlik ve yaş gruplarına göre ayrılmalıdır. Örneğin yaşı büyük çocuklarla aynı koğuşlarda kalmak zorunda olan yaşı küçük çocukların bu süreçte açık cezaevlerine geçirilmesi geçici bir çözüm olarak uygulanabilir. Diğer taraftan Adalet Bakanlığı Covid-19 nedeniyle cezaevlerindeki tüm görüşleri, cezaevleri arası nakilleri, aile görüşme odalarının kullanımını 15 Mayıs’a kadar erteledi. Sağlık gerekçesiyle alınan bu karar bütün gün İnfaz Koruma memurlarıyla baş başa kalan çocukları olumsuz etkiliyor.”

“Bu süreçte acilen psikolog, sosyolog, çocuk doktoru, sosyal hizmet uzmanı gibi hayati öneme haiz personel eksiklikleri giderilmeli” diyen İlgezdi sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuklar her hafta düzenli olarak sağlık taramasından geçirilmeli. Açık cezaevleri aynı zamanda kapalı cezaevlerinin gıda ihtiyaçlarını karşılayan üretim merkezleri olarak işlev görüyordu. Yasalaşan af teklifiyle birlikte büyük ölçüde boşaltıldılar. Dolayısıyla cezaevlerinin genelindeki yemeklerin kalitesi düştü. Öğün miktarı azaldı. Dışarıdan gelen yemeklerin hijyen koşullarını karşılayıp karşılamadığı bilinmiyor. Öğün miktarı ve besin kalitesi artırılmalı. Çocuklara bağışıklık sistemini güçlendirici beslenme programı uygulanmalıdır. Salgın nedeniyle aileler çocukların durumuyla ilgili bilgi alamıyorlar, Adalet Bakanlığı görüş imkanı ortadan kalkan aileleri her hafta çocukların durumlarıyla ilgili bilgilendirmelidir. Bu süreçte telefon hakkına yönelik tüm sınırlandırmalar kaldırılmalıdır. Çocukların yeterli temizlik malzemelerine ulaşıp ulaşamadığı, sosyal mesafeyi koruyup koruyamadıkları bilinmiyor. Cezaevlerinde kalan çocuklar için psikolog, doktor ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan bir heyet kurulmalı ve çocuk cezaevleri ile ilgili hazırlanan raporlar her hafta kamuoyuyla paylaşılmalıdır.”

Suudi Arabistan çocuklar tarafından işlenen suçlarla ilgili idamlara son verdi

BBC News

27 Nisan 2020

Ülkenin İnsan Hakları Komisyonu, Suudi Arabistan’ın çocuk yaşta suç işleyen kişilere ölüm cezası vermeyeceğini ifade etti.

Kral Salman’ın kraliyet kararnamesine atıfta bulunan açıklama, ülkenin kırbaç cezasını yasaklayacağını söyledikten iki gün sonra gündeme geldi.

Riyad’ın imzaladığı BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, idam cezasının çocuklar tarafından işlenen suçlar için verilmemesi gerektiğini söylemektedir.

Aktivistler, Suudi Arabistan’ın dünyanın en kötü insan hakları sicillerinden birine sahip olduğunu belirtiyor.

İfade özgürlüğünün ciddi şekilde kısıtlandığını söyleyen aktivistlere göre hükümeti eleştirenler keyfi tutuklamalara maruz kalıyorlar.

İnsan hakları savunucusu Uluslararası Af Örgütü’nün aktardığına göre 2019 yılında,184 kişi krallıkta idam edildi. Af Örgütüne göre bu infazların arasında en az birinin, bir erkeğin çocuk yaştayken işlediği bir suçtan dolayı gerçekleştirildiği görülmektedir.

Pazar günü yayınlanan bir açıklamada, devlet destekli komisyonun başkanı Awwad Alawwad, kraliyet kararnamesiyle çocuk yaşta işlenen suçlar için idam cezası yerine çocuk hapishanesinde en fazla 10 yıl hüküm giyileceğini söyledi.

Alawwad, “Kararname daha modern bir ceza kanunu oluşturmamıza yardımcı oluyor.” dedi.

Devlet medyası tarafından hemen yayımlanmayan kararın ne zaman yürürlüğe gireceği belli değil.

Son günlerdeki değişimlere rağmen hala birçok insan hakları ve kadın hakları aktivistinin hapishanelerde olduğu krallığın insan hakları sicili, 2018 yılında Suudi Arabistan İstanbul Konsolosluğunda gerçekleşen gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın acımasız cinayetinin ardından yoğun inceleme altına alındı. Bu hafta başında, önde gelen Suudi insan hakları savunucusu hapishanede inme sonucu vefat etti; insan hakları aktivistleri durumun yönetimin tıbbi ihmalinden kaynaklandığını söyledi.

Haber Linki:  https://www.bbc.com/news/world-middle-east-52436335

Haber Çevirisi: Muratcan Işıldak

6 Mayıs 2020

UNICEF’in özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuklara ilişkin teknik bilgi notu yayınlandı.

UNICEF, özgürlüğünden yoksun bırakılan tüm çocuklar için COVID-19 tehdidi altında çocukların içinde bulunduğu gerçeklikleri ve alınması gereken önlemleri açıkladığı teknik bilgi notunu paylaştı. Teknik bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

Bilgi notunda bazı başlıklar şu şekilde*;

“Virüsün yayılmasını ve toplumsal etkilerini kontrol altına almak için uygulanan tedbirler ve bu tedbirlerin sosyal etkileri; çocukların esenliğini ve sağlıklı gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Alıkonan çocuklar yeterli bakım ve sağlık hizmeti alamayabilir, aile ve topluluk desteğinden faydalanamayabilir.”

 

“Çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılması; çocukların kendilerini izole etmesini ya da sosyal mesafelerini korumalarını güçleştirmektedir. Bu durum özellikle de aşırı kalabalık ve kirli tesislerde veya güvenlik önlemlerinin ya da altyapının suya, sanitasyona ve temel hijyen olanaklarına erişimi azalttığı tesislerde söz konusudur.”

 

“Bunun yanı sıra, alıkoyma merkezlerinde halk sağlığını korumak için alınan önleme ve kontrol tedbirleri, çocukların toplumsal cinsiyete dayalı şiddet de dâhil olmak üzere çeşitli şiddet türlerine maruz kalma ihtimalini daha da arttırabilir. Öte yandan, birçok durumda, alıkoyma merkezleri; çocukların ailelerinden, evlerinden ve topluluklarından çok uzaktadır ve çocukların aileleriyle düzenli iletişimleri genellikle sınırlıdır. Bu da daha fazla korkuya ve belirsizliğe yol açarak çocukların ve ailelerin sağlıklarını (ruh sağlığı ve psiko-sosyal esenlik de dâhil olmak üzere) olumsuz yönde etkileyebilmektedir.”

 

“Bazı ülkelerde COVID 19 salgınının yayılmasını durdurmaya yönelik tedbirler, esasen özgürlüğünden yoksun bırakılan yahut da alıkoyma merkezlerindeki sıkışıklığı azaltmayı amaçlayan aflardan veya genel tahliye talimatlarından yararlanamayan çocukların sayısının artmasına neden olmaktadır.”

 

“Kamu sağlığı hedeflerine dayanan acil durum tedbirleri de dâhil olmak üzere, özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuklar için COVID-19 salgınını ortadan kaldırmaya yönelik devlet müdahalelerin tümü, uluslararası insan hakları hukukuna ve standartlarına bütünüyle uygun olmalıdır. Herhangi bir müdahale; orantılı ve gerekli olmalı, zaman sınırlamasına sahip olmalı, düzenli olarak gözden geçirilmeli, çocukların yüksek yararına hizmet etmeli ve değerlendirilen risk temelinde ayrımcı olmamalıdır.”

 

“Çocukların serbest bırakılamadığı veya alternatif tedbirlerin alınamadığı durumlarda, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakıldığı kurumlarda koşulları iyileştirmek, muhafaza etmek ve çocuklar için gerekli hizmetleri sağlamak için somut adımlar atılmalı ve kurum koşullarının çocuk başına düşen personel oranları da dâhil olmak üzere ilgili asgari uluslararası standartları karşılaması sağlanmalıdır.”

 

“Şiddet, istismar ve sömürünün önlenmesi için olanlar dâhil olmak üzere çocuk güvenliği politikaları, süreçleri ve şikâyet mekanizmaları kurulmalı ve hayata geçirilmelidir.”

 

*Alıntılar, UNICEF’in teknik bilgi notundan doğrudan alınmıştır. Tamamı için teknik bilgi notunu okumanızı öneririz.

Hapiste Çocuk

Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 23 Nisan

Haberde kurum idaresi tarafından çocuklara izolasyon sınırları içerisinde birtakım etkinlikler düzenlendiği paylaşıldı. Öte yandan 12-18 yaş arası 2 çocuğun da bu hapishanede tutulduğu bilgisi paylaşıldı.

Hapiste Çocuk

FİB Haber’in 25 Nisan 2020 tarihli haberi

Nevşehir cezaevi’ndeki çocuklar 23 Nisan’da unutulmadılar

23 Nisan Çocuk Bayramı dolayısıyla Nevşehir E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kutlama programı düzenlendi.

Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalan çocuklar için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 100’üncü yıl kutlamaları kapsamında etkinlik düzenlendi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılışının  100. Yıl Dönümü Ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı 23 Nisan 1920 de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi olmakla beraber Cumhuriyetimizin temelleri bu tarihte atıldığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan gününü “ Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak çocuklara hediye verdiği,  Dünyada ilk ve tek çocuk bayramı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı;

Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumumuzda kadın hükümlü/tutukluların yanında kalan 0-6 yaş çocukları için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı unutulmayarak kutlanmıştır.

Kurumumuza ait çocuk oyun alanı 23 Nisan için düzenlenerek Kurumumuzda anneleri ile kalan çocuklara günün anlamına uygun şekilde kutlama düzenlenerek, infaz koruma memurları gözetiminde, anneleri ile birlikte oyun alanında doyasıya eğlenerek mutlu oldukları,

Kurumda kalan iki Suça Sürüklenen Çocuk tutuklu koğuşlarında ziyaret edilip, sonrasında Kurum müdürü Kağan GENÇER odasında sohbet edilerek Çocuk Bayramları kutlanmıştır.

İzole alanın da kalan bayan personelin çocuklarını bırakacak bakıcıları olmadığından otelde yanlarında kalan çocuklar için Ürgüp Sebahat ve Erol Toksöz Uygulama Oteli Lobisi günün anlamına uygun şekilde düzenlenerek anneleri ile birlikte kalan 3-7 yaş arasında değişen 4 çocuğumuza 23 Nisan Çocuk Bayramı nedeniyle etkinlik düzenlenmiştir,

Ceza infaz kurumlarında eğitim ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında milli ve manevi günler ve haftalarda hükümlü ve tutukluların bilgilendirmek, toplum bilinci oluşturmak, dış hayata hazırlamak maksadıyla düzenlenen toplu programlara, Koronavirüs salgın hastalığı nedeniyle alınan tedbirler kapsamında toplu halde programlara ara verildiğinden konferans salonuna program yapılamadığı,

Ancak, bu anlamda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebetiyle hazırlanan Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Milli Mücadele konularında hazırlanan video yayını kurum kapalı televizyon kanalından tüm hükümlü ve tutukluların izlenimine sunulmuştur.

Ayrıca; Koronavirüz salgın hastalığı nedeniyle Ceza infaz kurumlarında alınan tedbirler kapsamında Otelde izole edilen bayan personellerin bakacak kimse bulamadıklarından çocukları ile birlikte kaldıklarından personelin çocukları unutulmayarak, Ürgüp Sebahat ve Erol Toksöz uygulama oteli lobisi günün anlamına uygun, çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının anlam ve önemini anlayacak şekilde süslenerek, 23 Nisan etkinliği düzenlenmiş,

Saat 21:00de tüm ülkemizde olduğu gibi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimiz unutulmayarak, sosyal mesafe kuralına uygun davranılarak İstiklal Marşı okunmuştur.

Nevşehir Cumhuriyet Başsavcısı sayın Altuğ Kürşat ŞAHİN tarafından anneleri yanında kalan çocuklara ve otel de kurum personeli çocuklarına “Ay Yıldız” baskılı tişört hediye etti.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑