ORTAK AÇIKLAMA: Hapishanelerdeki Çocukların Yaşam Hakkından Endişe Duyuyoruz!

ORTAK AÇIKLAMA: HAPİSHANELERDEKİ ÇOCUKLARIN YAŞAM HAKKINDAN ENDİŞE DUYUYORUZ

hapishane

Yetişkin mahpusların tutulduğu Adana (Kürkçüler) E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 18.01.2017 tarihinde çocuk koğuşu olarak adlandırılan koğuşta çıkan yangın nedeniyle Muhammet Erdoğan (17), Ferhat Kaya (17) ve Mehmet Altunhan isimli mahpuslar yaşamını yitirirken Adana Valisi Mahmut Demirtaş’ın açıklamasına göre 5 infaz koruma memuru ve 3 çocuk da yaralanmıştır. Çocukların yaşamlarını yitirmesinin ardından yangına ilişkin açılan soruşturmada gizlilik kararı verilmiş, süreçle ilgili yeterli bilgiye ulaşılamamıştır.[1]

Yangının ardından sağlıklı bilgilere erişebilmenin yolları aranmıştır;

  • CİSST, çocukların kasıtlı olarak neden yangın çıkarttığının afet ya da yangın söz konusu olduğunda acil bir tahliye planının olup olmadığının anlaşılması için kamera kayıtlarının izlenerek ve çocuklarla görüşme yapılarak bir inceleme yapılması talebiyle Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Adana İl İnsan Hakları Kurulu, Adana İl Cezaevi İzleme Kurulu ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na 19 Ocak 2017 tarihinde başvurularda bulunmuştur. Ancak bu başvuruların sonucunda bilgilendirici nitelikte cevaplar verilmemiştir.
  • Adana Barosu’na kayıtlı, Adana Barosu Cezaevi Komisyonu üyesi Avukat Tugay Bek ve İstanbul Barosu avukatlarından ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği çalışanı Ezgi Duman yaşananların anlaşılabilmesi için yangın çıkan koğuşta bulunan R.K. isimli çocuk mahpus ile görüşme yapmıştır. (Bu görüşme, herhangi bir savcılık kararı ve yasal dayanağı olmaksızın usulsüz bir şekilde dinlenmiştir. Avukatların, görüşme yaptıkları R.K. isimli çocuğa baskı yaparak yönlendirmeye çalıştıkları iddiasıyla kurum idaresi tarafından tutanak tutularak bağlı bulundukları barolara haklarında soruşturma başlatılması için başvuruda bulunulmuştur.)
  • CİSST, İnsan Hakları Derneği, Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’ndan oluşan heyet, yangının neden çıktına ilişkin doğru bilgilere erişebilmek ve üretilebilecek çözümlere dahil olmak amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne görüşme talebinde bulunmuştur. Ancak bu talep[2] reddedilmiştir.
  • CİSST tarafından, ulusal önleme mekanizması olarak tanımlanan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çıkan yangınlara ilişkin ortak ziyaret talebinde bulunulmuştur (Bu talep kabul görmüş ancak kuruma yeni atanan üyelerin henüz göreve başlamaması gerekçe gösterilerek ile bu talep belirsiz bir tarihe ertelenmiştir.)

Okumaya devam et “ORTAK AÇIKLAMA: Hapishanelerdeki Çocukların Yaşam Hakkından Endişe Duyuyoruz!”

Reklamlar
Öne Çıkarılmış Yazı

Ortak Açıklama: Hapishanelerde Anneleriyle Beraber Tutulan 0-6 Yaş Çocuklar ve Anneleri İçin Özgürlük Talep Ediyoruz

Poyraz Ali Şahsında,

Hapishanelerde Anneleriyle Beraber Tutulan 0-6 Yaş Çocuklar ve Anneleri İçin Özgürlük Talep Ediyoruz.

safe_image

Türkiye’de, annesi hakkında hapis hükmü verilen 0-6 yaş çocuklar için 3 gelecek söz konusudur. Dışarıda kendisine bakacak yakınları varsa onların yanında kalabilir, kendilerine bakacak kimse yoksa hapishanede anneleriyle tutulabilir veya “devlet korumasında” olan çocuk yuvasına yerleştirilebilirler. Anneler,  dışarıda bakacak kimselerinin olması halinde dahi emzirmek ve güvenlik gibi nedenlerle çocuklarının yanlarında kalmasını isteyebilmektedir. Türkiye’de annesiyle beraber hapiste tutulan 0-6 yaş arası 500’den fazla çocuk var.

Poyraz Ali, annesiyle birlikte hapishanede tutulan çocuklardan biri. Hükümlü ya da tutuklu olmasa da 2 yıldır o da annesi gibi mahpus, çünkü 4 yaşında ve atipik otizmli olmasına karşın hapishane koşulları Poyraz Ali için de geçerli.

Poyraz Ali %40 Engelli Raporu Olan Bir Çocuk

Uzun soluklu ve geniş kapsamlı epidemiyolojik izleme çalışmaları, erken çocukluk döneminin yaşam üzerindeki etkisinin sanılandan daha belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle çocukların gelişim basamaklarındaki kritik ve duyarlı dönemler olan doğum öncesi, doğum sırası, doğum sonrası dönemde anne-babaya ve bebeğe verilecek destek hayati önem taşımaktadır. 0-2 yaş ve 3-6 yaş kritik dönemlerdir. Bu dönemlerde çocuklar yeterli uyaran alamadıklarında beynin kalıcı olarak köreleceği, en üst potansiyeline ulaşamayacağı araştırmalarla ortaya konmuştur. Yine araştırmalar, çocukların bulunduğu ortamın onların beyin yapılarını, bilişsel, sosyal, duygusal ve davranışsal gelişimlerini etkilediğini ortaya koymuştur. 21. yüzyılda olmamıza rağmen halen bebek ve küçük çocuklar risk altındadır.

Okumaya devam et “Ortak Açıklama: Hapishanelerde Anneleriyle Beraber Tutulan 0-6 Yaş Çocuklar ve Anneleri İçin Özgürlük Talep Ediyoruz”

Öne Çıkarılmış Yazı

Ortak Açıklama: Çocukları Hapsetmemek Mümkün

ÇOCUKLARI HAPSETMEMEK MÜMKÜN!

çocuk..

Adalet Bakanlığı’nın Eylül 2015 tarihli verilerine göre 2016 yılı içerisinde Diyarbakır, Hatay ve Tarsus olmak üzere 3, 2017 ve 2018 yılları içerisinde ise Kayseri ve Tekirdağ ili Çorlu ilçesinde birer yeni Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu açılacaktır. Bu yeni hapishanelerin her birinin kapasitesi 288’dir ve Adalet Bakanlığı önümüzdeki 3 yıl içerisinde çocuklar için 1440 ek kapasite yaratmayı amaçlamaktadır.[1]

Türkiye’de çocuklar hapishanelerde;

-Çıplak aramalara maruz kalmakta,

-Kapalı görüş uygulamasında var olan camdan ötürü ailelerine sarılamamakta, hatta dokunamamakta,

-Hapishane yönetimi tarafından verilen 3 öğün yemek dışında, içecekleri su dahil olmak üzere tüm temel ihtiyaçlarını kantinden satın alarak karşılamak zorunda kalmakta,

-Hapishane kurallarına uymadıkları gerekçesiyle 1 ay etkinliklerden men edilme, günde 21 saat olmak üzere 5 gün boyunca odaya kapatma gibi disiplin cezaları alabilmektedir.

Ayrıca;

-2009 yılından 29 Haziran 2015 tarihine kadar geçen 6 yıl içinde hapishanelerde 9 çocuk hayatını kaybetmiştir.[2] 13 Kasım 2015 tarihinde kamuoyunda paylaşılan bir habere göre hapishanelerde hayatını kaybeden çocukların sayısı 10’a yükselmiştir.[3]

-2011 yılı verilerine göre 18 yaş altı çocukların %68,6’sı hapishaneden tahliye olduktan bir yıl sonra adalet sistemine yeniden dahil olmakta ve ceza almaktadır.[4]

Okumaya devam et “Ortak Açıklama: Çocukları Hapsetmemek Mümkün”

Öne Çıkarılmış Yazı

Mahpus çocukların eserleri İstanbul Barosu’nda sergileniyor.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi ve Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği sene içinde mahpus çocuklarla yaptığı yağlıboya çalışmalarını İstanbul Barosu’nda sergiliyor.

Hapiste Çocuk Ekibi

Evrensel’in 20.11.2018 tarihli haberi

 

‘Mahpus’ çocukların dünyası sergileniyor

Cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlü çocukların çizdiği resimler; İstanbul Barosunda sergilenmeye başladı. Sergi 15 gün boyunca ziyarete açık.

Cemre GÖNÜLLÜ
İstanbul

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi ve Uluslararası Plastik Sanatlar Derneğinin çalışmaları sonucu cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlü çocukların çizdiği resimlerden oluşturulan sergi açıldı. Açılışa İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi avukatları, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği sanatçıları katıldı.

Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla açılan sergi 15 gün süreyle, İstanbul Barosu 6. katta sergilenecek.

Barodan sergiye ilişkin yapılan açıklamada, “Mahpus çocukların dünyasına ait resimlerle, onların dünyasını anlamaya davet ediyoruz” denildi.

‘CEZAEVLERİ ÇOCUKLAR İÇİN İSTİSMARDIR’

Açılışta konuştuğumuz İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Ayşenur Demirkale konuşmasına çocuk ve cezaevi kelimelerinin yan yana kullanılmasının çocuk hakları konusunda aykırı bir durum olduğunu vurgulayarak başladı. Ülkedeki çocuk tutukluluğunun bu kadar yüksek olmasının nedenini uygulamalardan kaynaklanan sorunlardan oluştuğunu söyleyen Demirkale “Cezaevi çocuklar için bir istismardır” dedi.

Çocukların aileleriyle görüşmesinde sıkıntılar olduğunu belirten Demirkale, “Çocuk ve aile diyalogunun devamı noktasında ara mekanizmalarının oluşturulması lazım; ulaşım ve maddi destek gibi imkanların sağlanması lazım. Bu noktada çocuklar psikolojik anlamda etkileniyorlar ve zarar görüyorlar” dedi. Çocukların kendilerini ifade edebilecekleri bireysel anlamda psikolojik destek alabilecekleri imkanların çok sınırlı olduğunu dile getiren Demirkale, mevcut koşullar itibarıyla cezaevinde görevli psikologların ve diğer uzmanların yeterli gelmediğini söyledi. Sivil toplumun hareket alanının geniş olması gerektiğinin altını çizen Demirkale “Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi’nin talepleri son derece doğru olduğunu ve bugünkü mevcut durumda bu taleplerin daha yüksek perdeden dile getirilmesi gerekildiğini” ifade etti.

Fotoğraf: Evrensel

‘FİZİKİ ŞARTLAR ÇOCUKLARA UYGUN DEĞİL’

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Genel Sekreteri Av. Fırat Çiçek mahpus çocukların atölye çalışmasının işleyişi hakkında bilgi verdi. Çiçek, 50’ye yakın avukatla ve Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği sanatçıları ile birlikte 3 cezaevinde (Maltepe 2 No’lu L tipi Kapalı Ceza İnfaz, Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz, İstanbul Çocuk Eğitim Evi) çalıştıklarını belirtti. Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun üzerinde çok durduklarını ifade eden Çiçek, burada daha önce hiçbir şekilde bir projenin gerçekleşmediğini, ilk defa bu sene kendilerinin girdiğini aktardı. Cezaevi yönetimi tarafından bu çocukların daha farklı algılandığını söyleyen Çiçek “Maltepe 2 No’lu Cezaevi’nin yetişkinlere uygun olarak hazırlanmış fiziki şartları var ve çocuklar o şartlar altında yaşamaya çalışıyorlar. Biz bu yüzden bu projeye çok önem verdik” dedi.

‘ÇOCUKLAR UMUDUNU YİTİRMİŞ’

Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’nden gönüllü olarak cezaevindeki atölye çalışmalarına katılan Hülya Botasun, ilk 3 sene duvar boyama çalışmaları yaptıklarını daha sonra cezaevi müdürünün isteğiyle tuvale geçtiklerini söyledi. Çocukların çoğunun umudunun olmadığını gözlemlediğini belirterek “Bunun temeline inip nasıl kurtarabileceğimizi konuşmamız gerek” dedi.

 

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, mahpus çocuklara hukuki yardım ziyaretleri yapıyor.

Habere göre Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Ferizli L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan mahpus çocuklara hukuki destek sağlamak amaçlı baroyla Adalet Bakanlığı’nın imzaladığı protokolü hayata geçirmek için ziyaretlere başlandığını aktardı.

Hapiste Çocuk Ekibi

AdaYorum’un 19.11.2018 tarihli haberi

CEZAEVİNDE BULUNAN ÇOCUKLAR ARTIK YALNIZ KALMAYACAK

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyesi avukatları Ferizli L Tipi Cezaevi’nde bulunan çocukları ziyaret etti.

Sakarya Barosu ile Adalet bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü  arasında imzalanan protokol uyarınca Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyesi avukatlar Ferizli L Tipi Cezaevindeki tutuklu çocukları ziyaret etti.

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Elif Erdem Düzgün,” Baronun Çocuk Hakları Merkezine Bağlı  ” Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Hukuki Yardım Çalışma Grubu” oluşturduklarını, cezaevinde tutuklu ve hükümlü çocuklara her ay düzenli olarak ziyaretlerde bulunup, hukuki haklarını anlatacaklarını ve sorunlarını dinleyip, sorularını yanıtlayacaklarını belirtti. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günü olması nedeniyle yapılan basın açıklamasında da; cezaevine ilk ziyaretlerinin özel bir anlam taşıdığını, hukuki yardıma en çok ihtiyacı olan özgürlüğü kısıtlanmış çocuklarla bir arada olup yasal haklarını anlatarak ve sorunları tespit ederek  bugünün daha da anlam kazandığını sözlerine ekledi.

Çocuk Hakları Merkezinin 20 kasım Dünya Çocuk hakları Günü basın açıklamasının tam metni ise şu şekilde: 20 Kasım günü  1989 yılından beri dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak kutlanmaktadır.  Çocuk Hakları Sözleşmesi ve sonrasında kurulan BM Çocuk Hakları Komisyonu’nun tüm çalışmalarına rağmen, bugün çocuklar hâlâ toplumun istismara en açık ve savunmasız grubunu teşkil etmektedir. Çocuklar ; dünyanın dört bir yanında, kimi zaman yoksullukla, kimi zaman eğitimsizlikle, fiziksel ve psikolojik istismarla, ihmalle karşı karşıyadır.  Çocukluğunu yaşaması gerekirken; çocuk yaşta evlendirilen, çalıştırılan, suça sürüklenen çocuklar toplumun kanayan yarası olmaya devam etmektedir.  Çocukları korumayı hedefleyen yasalar tek başına yeterli değildir. Zira yasal düzenlemeler kadar, yasaları uygulayanların ve toplumun vicdanlı olması önemlidir. Suç mağduru olanlar kadar Suça Sürüklenen Çocuklara da toplum olarak kucak açmak gerekmektedir. Zira suça sürüklenen bir çocuğun rehabilite edilmesi, cezalandırılmasından çok daha önemlidir ve yolunu kaybetmiş bir çocuğun topluma kazandırılması hayati önem taşımaktadır.

watermark

Biz Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak bugüne kadar elimizden geldiğince hakları ihlal edilen ve desteğe ihtiyacı olan çocukların yanında yer aldık ve bundan sonra da aynı şekilde hukuki destek vermeye devam edeceğiz. Bu kapsamda geçmişte Sakarya Barosu ile Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü  arasında imzalanan protokolü hayata geçirmek için  Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyeleri arasından ” Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Hukuki Yardım Çalışma Grubu” oluşturduk. Ferizli L Tipi Cezaevindeki tutuklu çocukları ziyaret edip, hürriyeti kısıtlanmış çocuklara hukuki yardım çalışmalarına başladık. Biliyoruz ki, bir hayata dokunabilir, bir çocuğun karanlıktan aydınlığa giden yolunda köprü olabilirsek dünya değişir.  Biliyoruz ki; bir çocuk gülerse güler dünya..Çocukların ağlamadığı bir dünya dileğiyle; Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak tüm çocukların 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları gününü kutlarız.”

İHD, TCYOV ve CİSST hapisteki çocukları anlattı.

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuklar da gündeme geldi. İHD İstanbul hapishane komisyonu, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, çalışmalarının bir kısmını Zehra Özdilek’e aktardı.

Hapiste Çocuk Ekibi

Cumhuriyet’in 19.11.2018 tarihli haberi

 

Cezaevindeki çocuklar: Tokat attılar, çaresiz hissettim

Bugün 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Ülkemizde özgürlüğünden, ailesinden, haklarından yoksun binlerce çocuk demir parmaklıklar arkasında soğuk hücrelerinde, koğuşlarında kendi günlerini karşılıyor.

Geçtiğimiz günlerde TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Şaban Yılmaz 31 Ekim itibariyle cezaevlerinde 743’ü annesiyle kalan bebekler olmak üzere 3 bin 19 çocuk olduğunu açıkladı. İnsan Hakları Derneği Hapishane Komisyonu, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği ile cezaevinde ziyaret ettikleri çocukların uğradıkları hak ihlallerini ve onların aktardıkları notları konuştuk. Tahliye olan 16 yaşındaki çocuk, “Akşam karanlığında tahliye olduk. Çıkar çıkmaz gökyüzüne baktım. Gökyüzüne hep başım dik bakardım, artık normal bakınca da gökyüzünü görebiliyordum. Yıldızlara, gökyüzünün o anki manzarasına aşık oldum. Ama oradan ben değil ‘içimdeki ağlayan çocuk’ dışarı çıktı” diyor.

‘Çocuk hapishaneleri kapatılsın’

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nevin Özgün, Türkiye’nin Çocuk Hakları Sözleşmesi ve birçok uluslararası sözleşmelerde taraf bir ülke olduğuna değindi. Bu anlaşmalara göre çocuk hapiste olsa dahi tüm haklarından yararlandırılmasının öngörüldüğü belirten Özgün, “Tahliye olan çocukların bir kısmının yeniden suça sürüklenerek geri döndüğü bilinen bir gerçek. Bu bize, hapisteki sürecin çocukları topluma kazandırmada yetersiz olduğunu göstermektedir. Çocukları hapsetme yerine çocuğun durumuna göre alternatif kurumlarda, yeni bir yapılandırma ile çözüm getirilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

‘Gardiyanlar darp etmiş’

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu üyesi avukat Zeynep Ceren Boztoprak ise yakın zamanda cezaevindeki çocukları, bebekli ve hamile kadınları ziyaret etti. Cezaevindeki izlenimlerini aktaran Boztoprak, “Maltepe Cezaevi’ndeki çocuklarla görüştüğümüzde çocukların gardiyanların kendilerini ortadan hiç bir şey yokken bir odaya götürüp darp ettiklerini söylediler. Avukatları yok. Çocuklardan bir tanesi ilk defa bir avukatla görüştüğünü, işkence gördüğünü fakat sesini duyuramadığını söyledi. Dilekçe yazmayı bilmiyorlar. Bilseler de dilekçeleri iletilmiyor. Cezaevindeki çocukların her anı başlı başına bir hak ihlalidir. Bilgi verme bilgi alma, savunma gibi hak ihlallerini yaşıyorlar” diye konuştu.

bir-yilda-120-bin-cocuk-karakolla-tanisti

‘Avukatı olmayan çocuklar var’

CİSST Hapiste Çocuk Ağı Temsilcisi Avukat Cansu Şekerci de cezaevinde yaşanan hak ihlallerini şöyle aktardı, “Keyfi disiplin cezaları çocuklar için ciddi sorunlar doğuruyor. Prosedürleri çocuklar tek başlarına yürütmek zorunda kalıyorlar. Eğer özel müdafi varsa o katılabiliyor fakat mevzuatta devletin avukat atama sorumluluğu yer almıyor. Ellerindeki tek iletişim imkanı sadece haftada 10 dakika telefon görüşmesi olan pek çok çocuk var. Yapılan avukat ziyaretlerinden ve aldığımız mektuplardan çocukların sağlık haklarına erişimde de problem yaşadığını teyit edebiliyoruz. Psikiyatrik ilaç kullandığını bildiğimiz çok sayıda çocuk var. Temel okuma-yazma kursları dışında öğrenim haklarından faydalanamıyorlar” dedi.

Cezevinde ve yeni tahliye olan bazı çocukların notları şöyle:

-“Tahliyesiniz dediler. Biz inanamadık. Sonra arkadaşlarla vedalaşıp askeriyede işleri bitirip çıktık. Ailemize haber vermişler ama çıktığımızda daha gelmemişlerdi. Akşam karanlığında tahliye olduk. Çıkar çıkmaz gökyüzüne baktım. Gökyüzüne hep başım dik bakardım, artık normal bakınca da gökyüzünü görebiliyordum. Yıldızlara, gökyüzünün o anki manzarasına aşık oldum. Ama oradan ben değil ‘içimdeki ağlayan çocuk’ dışarı çıktı. ”

– “Arkadaşlarla kavga etmiştik bundan dolayı kötü muameleye maruz kaldım. 3-4 ay önce gardiyanlar tarafından dövüldüm. Boş memurun odasına götürüldüm. Tokat attılar, sopa attılar bunu yapan birden fazla gardiyandı. Çaresiz hissettim.”

-“Beş defa disiplin soruşturması geçirdim. Mahkemede kavga etmek, odayı yakma, koğuş da kavga gerekçesiyle hakkımda disiplin soruşturması açıldı. Savunmayı sözlü ve avukatsız yaptım. 20 gün izin ertelemesi, üç gün hücre cezası, etkinliklere katılmama cezası, aldım. İtiraz etmedim, itiraz etsem ne olur ki.”

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Şaban Yılmaz, cezaevlerinde 743’ü annesiyle kalan bebekler olmak üzere 3 bin 19 çocuk olduğunu açıkladı. Cezaevlerinde 31 Ekim 2018 itibariyle toplam 258 bin 660 kişi bulunurken bunlardan bin 848’inin tutuklu öğrenciler olduğu bilgisi paylaşıldı.

Diyarbakır çocuk hapishanesindeki boğma iddiası hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

İHD Diyarbakır şubesi, Diyarbakır çocuk hapishanesinde 1 Kasım’da yaşanan işkence ve kötü muamele iddiasını savcılığa taşıyarak suç duyurusunda bulundu. Haberde, failin halihazırda görevine devam ettiği de yer verildi.

Evrensel’in 10.11.2018 tarihli haberi

Cezaevinde darbedilen çocuk için suç duyurusu

İnsan Hakları Derneği, Diyarbakır cezaevinde gardiyan tarafından darbedildiği iddia edilen çocuk için suç duyurusunda bulundu.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumu’nda F.T., isimli bir çocuğun gardiyan tarafından darbedilmesine ilişkin suç duyurusunda bulundu.

Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumu’nda bir gardiyan tarafından 1 Kasım’da F.T. (16) isimli çocuğa yapılan saldırıya dair başvuru üzerine İHD Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu, cezaevine giderek F.T. ile görüştü. Yapılan görüşmede F.T.’nin, saldırıya ilişkin olarak 1 Kasım günü kitap okuduğu sırada H. isimli gardiyanın boğazını sıkmak suretiyle kendisini boğmaya çalıştığını ve kendisini tehdit ettiğini ifade etti. F.T.’nin yaşananları cezaevi müdürüne de anlatarak şikayette bulunduğunu ve darp raporu aldığını aktaran İHD yetkilileri, gardiyanın bu olay yaşanmasına rağmen hala görevine devam ettiğinin bilgisine ulaştıklarını belirtti.

Gardiyan H.’nin hakkında herhangi bir soruşturmanın açılıp açılmadığı bilgisi edinemediklerini belirten İHD yetkilileri, Cezaevi Komisyonu’ndaki üyelerinin cezaevi müdürü ve savcıyla da görüşeceklerini aktardı.

SUÇ DUYURUSU

İHD, ayrıca; konuyla ilgili Cezaevi Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda şu ifadelere yer verildi: “Başvurucu çocuk mahpus F.T.’nin beyanları esas alındığında özetle kurum personelinin mahpusa yönelik hem fiziki hem de psikolojik olarak işkence ve kötü muamelede bulunduğu görülmektedir. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar arasında sayılan işkence fiilinin, hem ağırlığı hem de fiilin şu anda görevine devam eden bir infaz koruma memuru tarafından işlendiği iddiası nedeniyle titizlikle incelenmesi ve varsa delillerin ivedilikle toplanması gerekmektedir.”

‘BİR AN ÖNCE ATK RAPORU ALINMALI’

İddiaların araştırılması için F.T’nin vücudundaki işkence izlerinin kaybolmadan Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından bir rapor hazırlanmasını talep eden İHD, konunun araştırılmasına dair şunları belirtti: “Derhal Cumhuriyet Savcısı eşliğinde bir olay yeri incelemesi yapılıp mağdurların/görgü tanıklarının beyanlarının alınmasına, olay yerini gören kamera kayıtlarının tespiti yapılıp görüntülerinin muhafaza altına alınmasını, tam teşekküllü devlet hastanesine sevkinin sağlanarak tedavilerinin yapılıp rapor aldırılması, tespit edilecek şahıslar hakkında soruşturma işlemlerinin başlanılarak kamu davası açılmasını, hangi işlemlerin yapıldığı ile ilgili derneğimize bilgi verilmesini talep ederiz.” (Diyarbakır/MA)

“Çocuğu cezaevine koymak onu ıslah etmiyor”

Habere göre Batman barosu başkanı Avukat Abdülhamit Çakan, çocuk suçluluğundaki artışa değinirken çocukların hapsedilmesinin gelecekleri için bir yarar sağlamadığına değindi.

İLKHA’dan Mehmet Fatih Akgül’ün 07.11.2018 tarihli haberi

 

“Çocuğu cezaevine koymak onu ıslah etmiyor”

BATMAN – Suça itilen çocuklarla ilgili konuşan Batman Baro Başkanı Abdülhamit Çakan, bunun önlenmesine yönelik çözüm önerileri konusunda açıklamalarda bulundu.

Batman’da çocuk yaşlarda işlenen suçlarda büyük artış olduğunu belirten Batman Barosu Başkanı Abdülhamit Çakan, İLKHA’ya yaptığı açıklamada, suç işleyen çocuğu cezaevine koymanın onu ıslah etmediğini, çocuğu topluma kazandırmak için çaba göstermek gerektiğini söyledi.

Çocuk suçluluğunu önleme konusunda çalışmaları olduğunu belirten Çakan, “Çocuk suçluluğu her geçen gün artıyor. Batman’ımız büyüyor ve bununla birlikte çocuk suçluluğunda da endişe verici bir artış oranı gözüküyor. Bunun da en önemli konu başlıklarından biri hırsızlık, diğeri uyuşturucu madde bağımlılığı ve satıcılığıdır. Bu konuyla ilgili komisyonlarımızı merkeze dönüştürmeyi düşünüyoruz. Merkeze dönüşecek komisyonlarımızdan biri de çocuk hakları merkezidir. Çocuk hakları merkezine bir yönetici atamayı hedefliyoruz. Bu yöneticimiz kendi ekibini kuracak ve bu ekip stajyer avukatlarımızla beraber bir çalışma yürütecek. Çalışma da çocuk mahkemesinde yürütülecek.” dedi.

“Çocuk suçlarıyla ilgili son 5 yılı kapsayan bir rapor hazırlanacak”

Çocuk mahkemesinde çocuk suçlarına ilişkin olarak son 5 yılı kapsayan bir rapor hazırlanacağını belirten Çakan, şunları söyledi: “Yıldan yıla nasıl bir artış göstermiş, bu çocukların yaşları nedir, eğitim durumları nedir, ailelerinin eğitim, maddi durumu nedir, daha çok hangi mahallelerden bu çocuk suçlarına ilişkin artış var şeklinde bunların tümünü kapsayacak ayrıntılı bir rapor oluşturulacak. Bu rapor hazırlanır hazırlanmaz biz bunu medyayla da paylaşacağız. Batman’ın çocuk suçluluğuna ilişkin panoramasını çizecek bir rapor olacak inşallah. Bu rapor medya vasıtasıyla kurumlara da gönderilecek ve kurumlarda bundan haberdar edilecek. Engellenmesi ve önlenmesi anlamında bir tespit oluşturacak. Baromuzdur, karakollardır, emniyettir, valiliktir, okullardır; bu raporun verilerinden yararlanarak çocuk suçluluğunu engelleme adına ne yapabilir. Amacımız en azından bu suç oranını azaltmaktır. Raporun önemli olacağına inanıyorum.”

“Bir suça ilişkin cezayı artırmak suçu azaltmıyor”

Suça itilen çocukların topluma kazandırılması gerektiğini vurgulayan Çakan, “Bir suça ilişkin cezayı artırmak suçu azaltmıyor. Bunun pek çok örneği var ve bu tecrübelerle de sabittir. Özellikle çocuk suçluluğunun pek çok nedenleri var. Önemli olan bu nedenleri ortaya çıkarmak ve bu konuda bir rapor hazırlamaktır. O nedenler ortaya çıktıktan sonra o nedenlerden yola çıkarak azaltmak adına hangi önlemler alınabilir bunun bir çalışmasının yapılması lazım. Şu an en büyük eksimiz budur. Çocuk suçluluğu neden artıyor, sebepleri, nedenleri nelerdir diyerek buna ilişkin kapsamlı bir raporun oluşturulması lazım. Bu raporu oluşturma sahası da bizce çocuk mahkemeleridir. Son 5 yılda çocuk mahkemelerinin verdiği gerekçeli kararlar vardır. Biz bunlardan yararlanarak daha çok çocuk suçluluğuna bulaşan kimlerdir, birden fazla suça bulaşmış mı, bulaşmışsa bunun nedenleri nelerdir, eğitim durumları nelerdir, ailelerinin maddi durumu nedir gibi sebeplere bakmak gerekir. Çünkü gözlemimiz şudur, çocuk mahkemelerinde özellikle hırsızlık suçunda bir çocuk bir defa ceza alıyor; ama durmuyor, bunu artık meslek haline getiriyor. Bence o çocuğu cezaevine koymak onu ıslah etmiyor. Bizim o çocuğu topluma kazandırmamız için ne yapmamız gerekiyor diye düşünmemiz lazım.” ifadelerini kullandı.

ecf4a2b515925d3a6ca8

“Boşanma davalarında artış seyrediyor”

Batman’daki boşanma davalarıyla ilgili de konuşan Çakan, “Batman’da artık boşanma davaları da hızlı bir artış seyrediyor. Kadınların korunma kararı alması konusunda başvuruları da her geçen yıl artıyor. Dolayısıyla aile hukuku anlamında bizim yine bir rapora ihtiyacımız var. Bu raporu hazırlama konusunda şöyle bir düşüncemiz var; kadın hakları komisyonumuzu da bu dönem merkeze dönüştürmeyi düşünüyoruz. Yine bu merkeze bir yönetici atamayı düşünüyoruz. Bu yönetici bir ekip kuracak, stajyer avukat arkadaşlarımızda destek verecek. Batman’ın son 5 yılda boşanma davaları anlamında panoramasını gösteren bir rapor hazırlamak istiyoruz. Bu arkadaşlarımız aile mahkemesinde bir çalışma yapacaklar. Son 5 yılın Batman özelinde boşanma davalarının seyrini gösterecek bir rapor hazırlayacaklar. Bu raporda Batman’ımız için çok faydalı olacaktır.” dedi.

 

“Öğrencilerimize madde bağımlılığın zararlarını ve müeyyidelerini anlatacağız”

Okullarda madde bağımlılığının zararlarıyla ilgili çalışma yapacaklarını söyleyen Çakan, “Geçen dönem Milli Eğitim ve Valilik ile bir protokol yaptık ve liselerde insan haklarını, kadın haklarını ve çocuk haklarını anlattık. Çocuklarımız hak arama yöntemlerini bilsinler, amacımız buydu. Bu dönem bu çalışmayı yine yapmayı planlıyoruz. Buna ek olarak bu dönem madde bağımlılığıyla mücadele kısmını da bir başlıkla eklemek istiyoruz. Liseli öğrencilerimize madde bağımlılığın zararlarını ve müeyyidelerini anlatmak istiyoruz. En azından madde bağımlılığını azaltmak adına Batman Barosu olarak bir adım atmak istiyoruz, bunu da önemsiyoruz.” açıklamasında bulundu.

“Düğünlerde silah sıkılmamalı, insan hayatı tehlikeye atılmamalı”

Düğün ve organizasyonlarda havaya ateş açılması konusuna da değinen Çakan, “Özellikle insan hayatını hiçe sayma, tehlikeye atma olarak gördüğümüz bu konuda da biz Valilikten ciddi anlamda duyarlılık bekliyoruz. Kesinlikle artık bunu çağ dışı olarak görüyoruz. Düğünlerde silah sıkılmamalı, insan hayatı tehlikeye atılmamalı ve yine ciddi ses kirliliği, korku da oluşturuyor. Artık buna son verilmelidir. Vatandaşlarımızın da bu konuda duyarlı olması ve düğünlerde silah sıkmayı tamamıyla bırakması gerektiğine inanıyoruz.” diye konuştu. (Mehmet Fatih Akgül-İLKHA)

Kaynak: https://ilkha.com/haber/85730/cocugu-cezaevine-koymak-onu-islah-etmiyor

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑