Duyurular

“Çocuk mahpuslar için kapalı görüş uygulamasına son verilsin” çağrısı!

Kapalı Görüş Uygulamasına Son Verilsin! 

Türkiye’de hapishanedeki çocuklar, tıpkı yetişkinlere uygulanan infaz rejiminde olduğu gibi yakınlarıyla ayda üçü kapalı, biri açık olmak üzere dört kez görüş hakkına sahiptir. Bu görüşmeler en az 1 saat, en fazla 3 saat olarak belirlenmektedir.Kapalı görüş uygulamasında çocuk ile ailesi/arkadaşı arasında bir cam bulunmakta ve camın ses geçirmiyor olmasından dolayı karşılıklı olarak telefonla konuşmaktadırlar.

change.org’da insan hakları çalışanı ve CİSST kurucu üyelerinden Zafer Kıraç, çocuk mahpusların görüşlerinin açık olması talebiyle bir kampanya başlatmıştır.

Kampanya sayfasına erişmek ve kampanyayı imzalamak için tıklayınız

kapalı görüş

Havana Kuralları’nın 60. Maddesinde de çocukların aileleriyle olan iletişimleri ele alınırken “sınırsız” iletişime ve çocuğun “mahremiyetine” dikkat çekilmektedir:

  • Her çocuğun sık sık ve düzenli bir biçimde, kural olarak haftada bir kez ve her ay en az bir kez ailesi ve savunma avukatları tarafından ziyaret edilmeye hakkı olup, bu ziyaretler sırasında çocuğun mahremiyetine, ziyaretçilerle temas kurma ve sınırsız olarak iletişimde bulunma ihtiyaçlarına saygı gösterilir.”

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, çocukların aileleri ile iletişimlerinin kısıtlanmaması adına şu kuralları ifade etmiştir:

  • “Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuk ailesiyle mektuplaşma ve ziyaretler yoluyla temasını sürdürmelidir. Ziyaretleri kolaylaştırmak için çocuğun ailesinin ikamet ettiği yere mümkün olduğunca yakın bir tesise yerleştirilmesi gerekir. Temasın sınırlanmasını gerektiren istisnai koşullar yasada açıkça tanımlanmalı ve yetkili makamların kararına terk edilmemelidir.”

Komite, çocukların aileleriyle olan iletişimlerinin kolaylaştırılması gerektiğini ve temasın sınırlanmasının ancak “istisnai koşullar” söz konusu olduğunda olabileceğini ifade etmiştir. Ancak kapalı görüş uygulaması ve sürgün anlamına gelen sevkler bu iletişimi sınırlayan başlıca sorunlar olarak varlığını korumaktadır.

İnsan hakları alanında, çocuk mahpuslar ile ilgili yapılan birçok çalışmada çocuk hapishanelerinin olumsuzlukları ve kapatılması gerektiği savunulmuştur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin resmi yasası olan Çocuk Koruma Kanunu’nun temel ilkelerinden birinin “özgürlüğünden yoksun bırakmanın başvurulacak en son çare” olarak belirlenmesi, kapatılmanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinin ön kabulünün sonucudur. Ancak çocuk hapishaneleri kapatılana dek, çocukların yaşadıkları zararın minimum seviyeye indirilmesi oldukça önemlidir. 

“Tahliye olan bir çocukla yapılan görüşmede kapalı görüş uygulamasıyla ilgili düşünceleri sorulmuş ve aşağıdaki cevap alınmıştır:

  • Şimdi hatırlayamıyorum ama ilk başta kapalı görüşten çok etkilendim, kötü oldum. Komple kaldırılmalı!”

16 yaşındayken hapishanede olan bir yetişkin mahpus ise kapalı görüşle ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:

  • 16 yaşındaydım. Annem görüşe gelirdi, kapalı görüşe. Onu
    göremez, ona dokunamazdım. Sanki katliam yapmışım gibi,
    30 tane adam öldürmüşüm gibi…

Bu anlatımlar, 12-18 yaş aralığındaki bir çocuğun kapalı görüşte hissettiklerini
ve bu hislerini yıllarca taşıdığını ortaya koymaktadır.

Yoksulluk çeken ailelerin çocukları, kendilerini ailelerine bir yük olarak görebilmekte ve yol parası bulmakta zorlanan ailelerinin görüşlerine gelmemesi için çağrı yapabilmektedir:

  • Ailelerimiz genellikle Mersin, Antep, Urfa, ve Şırnak gibi yerlerden geldiği için maddi zarara uğruyorlar. Bu nedenle bende dahil birçok arkadaş ailesine görüşüme gelmeyin diyor. (Bir çocuk mahpusun mektubundan alınmıştır.

Ailesi il dışında olan çocuk mahpusların ailelerinin çocuklarını ziyaret etme oranları yoksulluk sebebiyle çok düşüktür ancak bu durum ailesinin ikamet ettiği ildeki hapishanede tutulan çocuk için de geçerlidir. Çünkü kurumlar şehir merkezlerinin çok uzağındadır ve  bu durum özellikle büyükşehirlerde ikamet eden, yoksulluk çeken bir aile için ciddi bir ulaşım bedeli ve zaman anlamına gelmektedir. Yoksulluk çeken çocukların ailelerine Adalet Bakanlığı tarafından ulaşım için maddi destek sağlanması ve çocukların aileleriyle olan iletişimlerinin arttırılması gerekmektedir.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s