Haberler

ÇOCUK ADALET SİSTEMİ, POZANTI SÜRECİ..

Güncel Hukuk Dergisi Nisan ayı sayısında yayınlanmıştır

Avukat Hasan Erdoğan – Özgürlükçü Hukukçular Derneği

ÇOCUK ADALET SİSTEMİ, POZANTI SÜRECİ..

çocuk hapishaneleri kapatılsın

Çocuk tutukluğu ve çocuk cezaevi gerçeği belki de ilk kez, Terörle Mücadele Kanunda da 2006 yılında yapılan değişiklikler sonrası, “taş atan çocuklar” olarak anılan toplumsal gösterilere katılan çocuklarla ilgili düzenlemelerle gündeme geldi. TMK değişikliği gerçekte, 26-28 mart Diyarbakır daki eylemlere yoğun bir şekilde çocukların katılmış olmasıydı. Kamuoyuna taş atan çocuklar olarak bilinen çocukların tutuklanması bile birlikte, yoğun bir şekilde çocuk tutukluluğu tartışılmaya başlandı. Dönemin başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ ın “Kadında olsa, çocukta olsa güvenlik güçlerimiz gereğini yapacaktır.. Çocuklarınıza sahip çıkın!..” açıklaması çocuk tutukluğu ile birlikte sıklıkla anılır oldu!..

Ama asıl olarak taş atan çocuklar ve “çocuk terör suçluları ve çocuk cezaevleri” konusunda kamuoyu duyarlığı 2011 yılında Pozantı cezaevinden yükselen çocuk sesleriyle oluştu. Pozantı da tutuklu çocuklara cinsel istismara varıncaya kadar pek çok kötü muamele ve işkence yapılmıştı. Sorumlular hakkında dava ve soruşturma açmak yerine fatura “Pozantı cezaevinin fiziki koşullarına” kesilerek, çocuklar apar topar Ankara Sincan F tipi Cezaevine getirilmiş,çocuk tutuklular iki gün boyunca ring aracı ile taşınmış, üst başları kıyafetlerini dahi almalarına dahi fırsat verilmemiş, yolda aç susuz ve kıyafetsiz kalmış, mart başındaki yolculukta çok üşümüş, hastalanmışlardı. Yine Ankara Sincanda yaklaşık 200 çocuk tutuklu varken 200 e yakın çocuk tutuklu bu kez Pozantıdan Ankara taşınmış çocuklar yerlerde yatmak zorunda kalmıştı. Battaniyeleri kıyafetleri yatakları dahi yoktu. Pek çok çocuğun bir çok şahsi ihtiyacı sivil toplum örgütleri ve gönüllülerce karşılanıyordu. Aileleri ve avukatları çocuklarla görüşmeye dahi gelemiyordu. Cezaevinde avukatsız telekonferans sistemiyle yargılandılar ve böylesine adil olmayan yargılamalarla uzun cezalar aldılar..Çocukların adil yargılanma haklarıda açıkca ihlal ediliyordu.

Çocuklara yönelik Sincan da kötü muamele ve işkence iddiaları sürdü o dönemde “yumuşak oda” olarak bilinen madde bağımları için yapıldığı iddia edilen odalarda çocuklara dayak, işkence ve kötü muamele iddiaları sebebiyle dönemin Ankara Baro Başkanı Metin Fevzioğlu ile gece çocuk cezaevine gidilip bu durum tespit edilmiş ve suç duyurusunda bulunulmasına rağmen sorumlular hakkında takipsizlik kararı verilmişti. Daha da vahimi, yakın süreçte Pozantı Cezaevindeki cinsel istimrar iddialarına varıncaya kadar olan iddialarla ilgili olarak Cezaevi yetkilileri hakkında yine takipsizlik kararı verilirken çocuklar hakkında müebbet hapis istemli davalar açılmıştı.

Maalesef çocuk tutuklulara yönelik işkence ve kötü muamele iddiaları Pozantı ile sınırlı kalmamış, 01 Ocak 2014 de Sincan da sekiz çocuğun yaralanması ile son bulan olay sonrası Şakran, Maltepe, Muğla, Antalya… çocuk cezaevlerinde çocuklara yönelik, cinsel istismar işkence ve hatta cezaevinde dayakla öldürülme iddialarına varıncaya kadar iddialar karar sürüp gitmişti.

Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) 2012 deki inceleme sonarısı hazırladığı raporda aynen:

 cezaevinde çocuklar akranları ve cezaevi personeli tarafından şiddet görüyor

 infaz koruma memurları dayak atmayı ve cezalandırmayı meşru görüyor

 çocukların vücut boşluklarında (çıplak) arama yapılıyor

 çocukların kaldıkları koşullar insan onuruna uygun değil

 yasak olmasına rağmen işçi koğuşları var

 çocukların cinsel istismar ve diger işkencelere uğradıkları yönünde tutarlı ve ciddi

iddialar var bu nedenle iddialar derhal incelenmeli ve önler alınmalıdır tespitlerine açıkça yer verilmişti.

En son olarak 01 Ocak 2014 tarihinde Ankara Sincan daki tutuklu çocuklara yönelik işkence iddiaları üzerine artık son bulması amacıyla şu an itibariyle 32 sivil toplum örgütünden oluşan Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi kurulmuştu. Girişimin kurulmasına sebep olan ikinci temel etmen dönemin adalet bakanının 5 olan çocuk cezaevleri sayısının 20 ye çıkarılacağı yeni 15 çocuk cezaevi daha yapılacağını müjdelemesiydi!.

Çocuk Cezaevi Gerçeği ve Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi

Öncelikle belirtmek gerekir ki girişimin kurulmasından bu güne bir yıl gibi süre geçmiş olmasına rağmen, girişim içerisinde iki baro, türk tabibler birliği, dört sendika, insan hakları ve çocuk hakları alanında çalışan toplam 32 sivil toplum örgütü bir araya gelip çocuk cezaevlerini kapatın, çocuk tutukluluğuna son verin demesine rağmen gerek çocuk tutukluğu gerekse çocuk cezaevlerinde yaşananlara ilişkin hiçbir değişiklik olmadı ve devlet tarafından hiçbir adım atılmadı. Çocuk tutukluğuna son verilerek, Çocuk Cezaevlerinin Kapatılması yönünde alternatif modeller yönünde çalışma yapılması şurada dursun, girişimin başından beri çocuk cezaevlerinin sivil denetime tabi tutulması ve uzman heyetlerce bağımsız izleme yapılması yönündeki taleplerimizde her defasında bakanlıkça gerekçesiz olarak ret edildi. Ret edilmeye de devam ediliyor. Özetle devletin ve yargı mekanizmalarının çocuk algısı ve çocuğa bakış açısı maalesef hala aynı ve değişmedi.

Girişimin kurulmasından bu yana özel yetkili mahkemeler sonrası kurulan TMK 10. maddesiyle görevli mahkemeler kapatılmış olmasına rağmen, bu kez “genel mahkemeler” özel mahkemeler gibi hareket ederek onlarca çocuğu terör sucu gerekçesiyle tutukladı. Günümüzde de hala yoğun bir şekilde TMK sebebiyle çocuklar “örgüt üyesi olmak iddiasıyla” tutuklanmaya halen devam ediyor.. Örneğin 6-8 ekim Kobane protestosu eylemlerinde ve 1 Kasım 2014 Dünya Kobane gününde sadece Mardin de 28 çocuk, örgüt üyeliği iddiası ile tutuklandı. Son birkaç ay içinde yoğun bir şekilde göz altı ve tutuklamaya sokakta işkenceye çocuklarımızın maruz kaldığını ve kalmaya devam ettiğini söyleyebiliriz.

Daha bir iki ay önce Van Cezaevinden 8 tutuklu çocuk, iki gün sonra Van da duruşmaları olmasına rağmen sadece Van cezaevinin fiziki koşulları gerekçe gösterilerek, zorla ve hiçbir gerekçe yokken Ankara’ya sevk/sürgün edildiler. Bu sürgün yetişkinlere ait ring aracıyla 42 saat sürdü.. Çıplak aramaya tabi tutuldular, onurları kırıldı, çocuklar kendilerine uygun olmayan araçta taşındılar, kuru ekmek ve su verildi, aç kaldılar, uyuyamadılar, üşüdüler, hakarete küfre maruz kaldılar.

Girişimizin başlamasına neden olan ve Türkiye İnsan Hakları Kurumunun raporuyla da teyid edilen 1 Ocak 2014 Sincan cezevindeki çocuklara yönelik işkence iddialarından dolayı cezaevi yetkilileri ve infaz koruma memurları hakkında dava açılmayarak takipsizlik kararı verilmesine rağmen, tutuklu çocuklar hakkında, yaralama, tehdit, kamu malına zarar vermek memura mukavemet gibi suçlardan dava açılmış ve çocuklarımız yargılanmaktadır.

Yine son bir yıl içerisinde ortaya çıkan, ikinci Pozantı vakası olarak adlandırılan Adana Ceyhan cezaevinde yaşanan cinsel istismar vakası sebebiyle mecliste verilen bir gensoruya adalet bakanı sadece cezaevi baş gardiyanina uyarı cezası verildiğini başkaca bir yetkili veya infaz koruma memuru hakkında hali hazırda dava açılmadığını bildirdi.. Cezasızlık devam ediyor.. ve cezalandırılırcasına o çocuğumuz tekrar tutuklandı..

Sadece bir kitap çaldığı için yargılandı çocuklarımız. Bakanlık yetkilileri en resmi ağızdan “okullar kapandığında milli egitim diye bir sorun kalmayacaksa cezaevlerini de kapatalım çocuk suçluğu diye bişey kalmayacak” şeklinde gayri ciddi yaklaşımlar sergilediler. Sincan  cezaevinde bir çocuğumuz aynı olay sebebiyle üç kez, beşer günlük hücre cezasına çarptırıldılar. TBMM insan hakları komisyonu raporlarında çocukları “terör suçlusu” ilan ederek cezaevi personelini akladı. Cezaevinde avukatsız telekonferans sistemiyle yargılandılar ve böylesine adil olmayan yargılamalarla uzun cezalar aldılar.. Van da bir çocuğumuz intihara kalkıştı diye iki ay boyunca hücrede tek başına tutuldu.

Şakran, Maltepe, Muğla, Antalya derken, çocuk cezaevlerindeki işkence ve diğer hak ihlalleri haberleri her geçen gün artarak devam etti ve ediyor.. Fakat her şeye rağmen biz insan hakları ve çocuk hakları savunucuları er geç çocuk cezaevleri utancından toplum olarak kurtulacağımızdan eminiz.

Saygılarımızla.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s